İBA VALRESA A.Ş. Müdürü Berat Yüksel: Türkiye’de İSG Kültürü Yerleştirilmeli

İşte Sağlık Dergisi bu sayısında mobilya ve sanayi sektörüne yönelik üretim yapan İBA VALRESA A.Ş.’ye konuk oldu. Fabrika olarak iş sağlığı ve güvenliğine çok önem verdiklerini belirten İBA VALRESA A.Ş. müdürü Berat Yüksel, bu hizmetleri Çankaya Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi’nden sağladıklarını kaydetti.

2005 yılında kurulan ve İspanyol ortaklığı olan bir şirketsiniz, öncelikle İBA VALRESA’nın faaliyet alanından bahseder misiniz?

Ürünlerimiz mobilya ve sanayi sektörüne hitap etmektedir. Tesisimizde mobilya boya ve vernikleri sanayi boyaları ve vernikleri, tinerler, sertleştiriciler ve alkit reçineleri üretilmektedir. Bu alanda yerli ve yabancı müşterilerimize hizmet veriyoruz.

Firmanız iş sağlığı ve güvenliği açısından ne tür önlemler alıyor?

Firmamız için iş sağlığı ve güvenliği en önemli konular arasındadır. Bu sebeple mevzuatlarda belirtilen ve bu açıdan gerekli gördüğümüz her türlü önlemi almaya özen göstermekteyiz. Buna örnek olarak; çalışanlara sağladığımız kişisel koruyucu donanımlar, tüm ekipmanların patlayıcı ortama uygun olarak temin edilmesi, yangın tehlikesine önlem olarak kurdurduğumuz otomatik alev ve duman algılamalı yangın sistemi ve statik elektriğe karşı alınan önlemler gösterilebilir. İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerimizi ise Çankaya Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi’nden sağlamaktayız. Bu bağlamda İş Güvenliği Uzmanımız tarafından çalışanlarımıza düzenli eğitimler verilmekte ve firmamızda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

Faaliyet alanınız düşünüldüğünde bu önlemler alınmadığı takdirde çalışanlar ne tür tehlikelerle karşı karşıya kalabilir?

Türkiye iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sıradadır. İş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleştirilmesi için ilk kademeden itibaren eğitimlerin verilmesi gerekiyor. Faaliyet alanımız düşünüldüğünde de sektör olarak tehlikeli sınıf içinde yer alıyoruz. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde çalışanlar patlama, parlama ve yangın gibi tehlikelerle karşı karşıya kalabilirler. Yine üretimde kimyasallar kullanıldığı gerekli koruyucular kullanılmadığı zaman karaciğer ve akciğer hastalıklarına yol açabilir.

Yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

6331 No’lu İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, iş sağlığı ve güvenliğinin önemini bilenler ve bunu bir kültür haline getirmiş firmalar için uzun zamandır beklenmekteydi. Yeni kanunun getirdiği en önemli yeniliklerden biri, yasanın kamu ya da özel fark etmeden her sayıda işçi çalıştıran işyerlerine uygulanıyor olması. Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle, tüm işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oturacağına, böylece meslek hastalıkları ve iş kazalarının minimum düzeye ineceğine inanıyoruz.

Yasa işverenlere yeni yükümlülükler getirdi. Firmanıza yansımaları nasıl oldu?

Biz firma olarak yasa öncesinde de gerekli faaliyetleri gerçekleştiriyorduk. Bu sebeple kendi adımıza büyük değişiklikler olduğunu söyleyemeyiz. Ancak sektör adına genel olarak bir yorum yapmak gerekirse; yasada gereksinimler daha net belirtildiğinden, denetlemelerle birlikte, bu yükümlülüklerin daha uygulanır hale geldiğini söyleyebiliriz.

Aynı zamanda uluslararası faaliyet yürüten bir firmasınız. Faaliyette bulunduğunuz diğer ülkeler ile Türkiye arasında iş sağlığı ve güvenliği açısından kıyaslama yapacak olursanız neler söyleyebilirsiniz?

Yeni bir tesis olmamızın da verdiği avantajla İSG açısından ekipman ve donanım olarak en az diğer ileri dünya ülkelerindeki tesisler kadar iyi durumdayız. Firmaların İSG alanında bilinçlenmesi ile Türkiye de kısa sürede bu konuda gelişmiş ülkeleri yakalayacaktır.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ülkemizde endüstrinin gelişmesiyle birlikte insana değer veren İSG yasalarının hazırlanması hem üretim bilincini hem de kalite bilincini olumlu olarak etkilemektedir. Daha yüksek standartlarda çalışma ortamları haksız rekabetin de önüne geçecektir.