“Mesleksel akciğer hastalıkları tozlu ve dumanlı havayı solumak zorunda kalan her işyerinde görülebilir.”

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Başkanı
Prof. Dr. Arzu MİRİCİ

Dünya genelinde, mesleki hastalıkların ölüm oranlarına bakıldığında solunum yolları hastalıkları ilk sıralarda yer almaktadır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde solunum yolları hastalıkları nedeniyle ölümlerin çokca yaşandığı görülmektedir. Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde solunum yolu hastalıkları neredeyse iş kazalarının da önüne geçmektedir. Mesleksel solunum yolu hastalıklarından korunmak için maruz kalınan ortamdan çıkmak, koruyucu materyallerden kullanmak ve kapalı işyerinin havalandırmasının iyi olması gerekmektedir. Gereken tedbirler alınmadığı takdirde bu sınıftaki hastalıklar sinsi bir şekilde ilerliyor ve maruziyet durumuna bağlı olarak yıllar sonra dahi ortaya çıkabiliyor. Solunum yolu hastalıklarının gelişimi ve mesleki hastalık olarak etkilerini Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici ile görüştük.

Derneğinizden bize biraz bahsedebilir misiniz? Derneğinizin ne tür çalışmaları bulunuyor?

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği olarak, 1970 yılında göğüs hastalıklarının meslek örgütü olarak İstanbul’da faaliyetlerimize başladık. Temelde solunum sağlığının yükseltilmesi ve bu amaçla hekimlerin, kamuoyunun, sağlık yöneticilerinin bilgilendirilmesi alanlarında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Dernek çalışmalarımızın önemli bir çoğunluğu uzmanlık eğitimindeki ve uzman statüsündeki hekimlerin mesleki eğitimleri ile ilgilidir. Ancak halkın solunum sağlığının korunması ve iyileştirilmesi amacıyla hem bilgilendirme hem de alanımıza özgü sağlık politikalarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konularında da çalışmalarımız bulunuyor.

Solunum yolları hastalıkları en çok hangi mesleklerde görülüyor? Hangi tür hastalıklara hangi meslek gruplarında rastlıyorsunuz?

Mesleksel akciğer hastalıkları tozlu ve dumanlı havayı solumak zorunda kalan hemen her işyerinde görülebilir. Önemli olan mesleğin bir hastalık nedeni olabileceğinin hatırlanmasıdır. Ancak işyerinin bir hastalığa sebep olduğundan şüphe edilirse gerekli incelemeler yapılabilir ve hastalığın nedeni saptanabilir. 2015 yılına ait istatistik verilere göre en sık akciğer hastalığı ile ilişkisi saptanan meslek madencilik olmuştur. Genel olarak toz hastalığı adını verdiğimiz hastalıklar ve meslek astımı en sık görülen hastalıklardır.

Silikozis hastalığı ülkemizde sık olarak rastlanan meslek hastalıklarından birisidir. Bu hastalık hakkında bize bilgi verebilir misiniz? Hangi mesleklerde ne şekilde ortaya çıkar ve korunmak için neler yapılabilir?

Silikozis, kuvars şeklinde kristal yapıya sahip silika tozlarının bir süre solunması sonucu akciğerlerde kalıcı ve ilerleyebilen hasara yol açan bir meslek hastalığıdır.

Taş ocaklarında, madenlerde, inşaatlarda, tünel yapımlarında çalışma başlıca silikoz açısından riskli iş kolları arasında yer almaktadır. Ayrıca silikanın kullanıldığı ve silikoz gelişme riski bulunan diğer iş kollarını da şu şekilde sıralayabiliriz: gemi yapımında çeliğin boyaya hazırlanması; mücevher kesme, işleme, cilalama işlemleri; kurşun kalem yapımı; cam, kristal, tuğla imalatı; seramik, porselen ve çini yapımı; dökümhanelerde döküm kalıptan çıkarıldıktan sonra temizleme, perdahlama, çapak giderme, cilalama işlemleri; diş protezi yapımı ve kot taşlama veya taşlanmış kot imalatı olarak da bilinen kot kumlamacılığı.

Her iş kolunda silikoz görülme riski aynı değildir. Örneğin kuvars şeklinde kristal yapıda silika kullanılarak kumlama yapılan işler daha risklidir. Hastalık riskini artıran diğer faktörler ise kişinin maruziyetinin çok yoğun olması, maruziyet süresinin fazla olması, kapalı alanda havalandırma koşullarının kötü olduğu bir ortamda çalışma ve son olarak maruziyet yaşının küçük olmasıdır.

Hastalığın solunum sistemini bozup klinik belirtilerini ortaya çıkarması için 20 - 30 yıl gibi uzun bir çalışma süresini gerektirir. Ancak bu tozlara yoğun bir biçimde maruz kalan işçilerde 10 yıl ya da 10 yıldan çok daha kısa bir sürede hastalık ortaya çıkar. Örneğin kapalı ortamda yoğun maruziyetin söz konusu olduğu kot kumlamacılığı sektöründe 23 yıl gibi kısa bir sürede, hatta aylar içerisinde hastalık teşhis edilebilir.

Maruziyet yaşının küçük olması da hastalık gelişimini hızlandıran bir diğer etkendir.

Hastalık bir süre sinsi seyredebildiği için şikayetler ortaya çıkmadan önce kontrol filmleri çekilmez ise tanıda gecikme yaşanabilir. Yine bu nedenle hastalık bazen riskli iş ortamında çalışanların işten ayrıldıktan bir süre sonrasında da ortaya çıkabilir.

Silikozis ile mücadelede korunma halen temel yaklaşımdır. Maruziyeti azaltmak için ileri havalandırma ve lokal vakum teknikleri, işlemin tamamen kapalı sistemler içerisinde sürdürülmesi, ıslak temizleme teknikleri, kişisel korunma ve mümkünse silikadan daha az tehlikeli maddelerin kullanımı gerekir. İşçi ve işverenlerin silika tozu maruziyetinin tehlikeleri hakkında eğitilmeleri de önem arz etmektedir.

Ancak en iyi şartlarda bile hastalık ortaya çıkabileceğini unutmamak gerekir. Bu nedenle Avrupa ülkelerinde silika kullanımı tamamen yasaklanmıştır.

Hastalığın erken dönemde belirlenmesi ağır akciğer hasarı oluşmadan tedbir alınması açısından önem taşımaktadır. Erken tanı için belli aralıklarla tarama amaçlı akciğer filmi çekilmesi ve bu konuda deneyimli kişiler tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Hangi mesleklerde astım hastalığı görülür? Meslekler astım hastalığını tetikleyici olabilir mi?

Meslek daha doğrusu işyeri astımın hem yeni ortaya çıkmasına hem de var olan hastalığın artmasına neden olabilir. En sık astımla ilişkisi bulunan hastalıklar Fırıncılık, boyacılık ve kuaförlüktür.

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) günümüzde sigara içen herkesin yakalanabileceği bir hastalık olduğu gibi tarım sektöründe çalışan işçilerde de görülüyor. Bu hastalık hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

KOAH soluduğumuz havada bulunan zararlı gaz ve parçacıkların neden olduğu bir hastalıktır. Devamlı kirli havayı soluyanlarda akciğer içindeki küçük borucuklar daralmakta ve nefes darlığına neden olmaktadır. Akciğerimiz vücudumuzun oksijen ihtiyacını karşılayan organlar olduğundan yıllar içinde yeterli oksijenin alınması zorlaşmakta ve tüm vücudu etkileyen bir oksijensiz kalma durumu ortaya çıkmaktadır. Sigara içmek bu durumun bir örneğidir. Ancak hava kirliliği ya da bazı işyerlerinin zararlı gaz ve tozları barındırması KOAH’a neden olabilir. Çiftçilik akciğer hastalıkları açısından oldukça riskli bir meslektir. Ancak genellikle açık havada çalışan kişilerin akciğer hastalığına yakalanabilecekleri uzun yıllar göz ardı edilmiştir. Oysa özellikle toz, çeşitli kimyasal maddeler, hayvanlara ait organik artıklar gün boyu havaya karışarak akciğere ulaşmaktadır. Bu konuda çiftçilerin bilgilendirilmesi ve önlem almaları sağlanmalıdır.

İş yerlerinde çalışmalar yapıyor musunuz? Ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Hangi işyeri koşullarında meslek hastalığı ortaya çıktığını anlamak amacıyla çok sayıda çalışma yapılmıştır. Ancak ülkemizde bazı işkollarında meslek ile hastalık arasında ilişki kurmak zor olmaktadır. Bu alanda yeni çalışmalar planlanabilir.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkemizdeki çalışmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ülkemizde son yıllarda iş sağlığı ve güvenliği konusunda çok önemli adımlar atılmıştır. Bu durum işçi, işveren, hekim ve politika yapıcılar başta olmak üzere her kesimde bir farkındalık artışı yaratmıştır. İdeal sonuca ulaşmak için çok uzun yıllar ve sistemli çalışmak gerekmektedir. Hekimler açısından mesleğin veya işyerinin bir hastalık nedeni olabileceği anlayışı eskiye oranla daha çok akılda tutulmaktadır. Aynı şekilde çalışanlarda bu konuda bilinçlenmektedir. Bunun bağlantı olarak ve daha önemlisi hastalığa neden olacak faktörleri ortadan kaldırmak ya da zararı en aza indirmek temel yaklaşım olmalıdır.

Derneğiniz solunum yolları hastalıkları ile ilgili bilinçlendirme çalışmalarına ayrı bir önem veriyor. Halkı bilgilendirmek için yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? 2017 yılı için ne tür proje ve faaliyetleriniz bulunuyor?

Halkı solunum sağlığı konusunda bilgilendirilmesi amacıyla, uzmanlık alanımızda en sık görülen hastalıklara özel günlerde yoğun kampanyalar yürütüyoruz. Bu yürüttüğümüz kampanyalara örnek olarak Dünya KOAH Günü ve Dünya Tüberküloz Günü’nü örnek verebiliriz.

Bu özel günler yalnız ülkemizde değil dünyada da eş zamanlı etkinliklerin yapıldığı zamanlar oluyor. Yazılı ve görsel basında dernek üyelerimizin görev aldığı hastalık ve korunma yolları hakkında konferanslar ve söyleşiler düzenliyoruz. Gençlere yönelik fotoğraf, resim ve video yarışmaları düzenleyerek kampanyaya aktif olarak katılmalarını sağlıyoruz. Nefes testinin tanınmasını sağlamak amacıyla her yıl Haziran ayında Dünya Nefes Ölçümü Günü’nde ücretsiz ölçüm yaparak sonuçları değerlendiriyoruz.