Şubat 2008

1Editörden

İnsanoğlunun yerleşik hayata geçmesiyle birlikte artan ihtiyaçları bir çok yeni iş kolunun ortaya çıkmasına neden olur.

Tarım ve hayvancılığın dışında özellikle sanayi devrimi ile birlikte endüstriyel ürünlere talebin artması, sanayi yatırımlarının artmasını beraberinde getirir. Birbiri ardına açılan fabrikalar çok sayıda insanın istihdam edildiği güçlü şirketlere dönüşür. Tabii bu fabrikalarda çalışan kişi sayısı arttıkça çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çalışanların daha çok kazanç talep etmesi ve çalışma saatlerinin azaltılması gibi haklar için batı toplumlarında önemli mücadeleler verilmiştir. Bu hakların kazanılmasının ardından iş sağlığı ve güvenliği konuları da önemsenmeye başlanmıştır. 

Bu çok kısaca özetlediğimiz tarihsel gelişim aslında çok uzun sürmüş ve o dönemin insanları çok büyük acı ve sıkıntılar çekmişlerdir. Yaşanan ekonomik kayıpları da gözönüne alan sanayileşmiş ülkeler iş sağlığı ve güvenliğine gereken önemi ve özeni göstermek mecburiyetinde kalmışlardır.

Çalışma yaşamını etkileyen pek çok risk vardır. Bu riskler çalışanları etkilediği kadar, belki de çalışanlardan daha fazla işverenleri ve genel anlamda da ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir.

Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğine gerekli önemin verilmediğini, meslek hastalıkları ve kazalarında ülkemizin üst sıralarda yeralmasından anlıyoruz. İş kazaları sonucu ölen ya da sakatlananların çalışma hayatından çekilmesi nedeniyle, onların çalışabilecekleri sürede sağlayacakları üretim ve GSMHya yapacakları katkılarından yoksun kalınmaktadır. Bundan daha önemli ve vahim olanı ise ülkelerin ekonomileri için büyük bir zenginlik olan yetişmiş insan gücü kaynaklarının azalmasına, ekonomi dışına itilerek atıl kalmasına neden olmaktadır.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecine girdiği ve bu amaçla çalışma yaşamını belirleyen yasalarını düzenlemeye başladığı günümüzde iş güvenliği ve sağlığına verilen önem artmıştır. Konuyla ilgili olarak çıkarılan 4857 sayılı yeni iş kanunumuzun 77. maddesinde; "işverenler işyerinde iş sağlığının ve güvenliğinin sağlanması için gerekli ve her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler" denilmektedir. Kanun açıkca hem işverenlere hem de çalışanlara sorumluluk yüklemektedir. Hem işimizi hem işçimizi hem de iş yerimizi korumalıyız.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılması gerekenleri ayrıntılı bir şekilde ele alıp inceleyeceğimiz, çalışma yaşamına yön göstereceğlne inandığımız dergimiz bu amaçla yayın hayatına başlıyor. Konuyla ilgili olarak merak ettiğiniz herşeyi bulacağınız dergimize, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin sorularınızı iletebilirsiniz. Dergimizi beğeneceğlnizi umuyor, bir sonraki sayımızda buluşmak üzere sağlıklı ve güvenli çalışmalar diliyoruz...

1 İşte Sağlık
2 Sivil Halkın Korunması
3 İşyeri Hekimliği
4 İşyerinde Risk Değerlendirilmesi
5 Hazır Gıdalara Dikkat
6 Kalifiye İnsan Gücü Kurutuluyor