Kıdem Tazminatı Fonu Kanun Tasarısı ve Tartışmalar

kidemSon günlerde tartışmalara konu olan kıdem tazminatına ilişkin yeniden düzenleme çalışmaları 2000’li yılların başında başlamıştır. Özellikle işverenler açısında büyük bir yük olarak görülen kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğun işverenlerden alınıp bir fona devredilmesi hususunun gündeme gelmesi ve bu görüşün ağırlık kazanması üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, Kıdem Tazminatı Fonu Kanun Tasarısı Taslağı hazırlanması için bir bilim kurulu oluşturulmuştur. Bu kurul tarafından taslak 26.6.2002 tarihinde tamamlanarak Bakanlığa sunmuştur. Ancak son döneme kadar bu konuda ciddi adımlar atılmamış olmakla birlikte farklı görüşler nedeniyle tartışmalar zaman zaman alevlenerek süre gelmiştir. Sosyal Güvenlik Sisteminde yapılacak düzenlemelerle birlikte Kıdem Tazminatı Fonu’na ilişkin yasal düzenleme bir kez daha gündeme gelmiş ve taslak Başbakanlığa sunularak önümüzdeki günlerde yasalaşmayı beklemektedir. Bugün itibariyle Kıdem tazminatına ilişkin uygulamalar yürürlükten kaldırılmış olan 1475 sayılı eski İş Kanununun yürürlükteki tek maddesi olan 14. maddeye istinaden yapılmaktadır.

Kıdem Tazminatı Fonu Kanun Tasarısının Kapsam başlıklı 2. maddesinde, kıdem tazminatına ilişkin yapılacak yeni düzenlemenin; “Bu kanun 1475 sayılı İş Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna göre hizmet akdine dayalı olarak çalışan işçilerle bunları çalıştıran işverenleri ve ölen işçilerin hak sahiplerini kapsar…” Denilmiştir, yine aynı maddenin devamında, “İş kanununu değiştiren ……… tarihli ve …. Sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarihte iş yerinde çalışmakta olan ve Kanunun 14. maddesine eklenen 1. fıkra hükmü uyarınca yürürlük tarihinden önceki kıdem süreleri için işverenin kıdem tazminatı yükümlülüğü saklı tutulan işçiler hakkında da, sözü edilen kanunun yürürlük tarihinden başlayarak bu kanun hükümleri uygulanır.” Denilmek suretiyle fon kurulduktan sonra, halen çalışmakta olanların da işe yeni baş layanlarında kıdem tazminatı fonuna bağlanacağı düzenlenmiştir.

Ancak, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan işçilerin kıdem tazminatlarında işverenin sorumlu olacağı yönündeki düzenlemenin yeterince açık olmaması nedeniyle bazı problemlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğu aşikardır. Nitekim akla gelen ilk soru eski birikmiş tazminatların fon yürürlüğe girdikten sonra nasıl nemalandırılacak olmasıdır. Fon öncesine ait tazminatın hesaplanmasında, son aylık ücretlerin mi yoksa fon kuruluş tarihindeki ücretlerin mi dikkate alınacak olması gibi bir çok belirsizliğin açık olarak düzenlenmesi hem anlaşmazlıkların önünü geçmesi hem de uygulama açısından önem arz etmektedir.

Sadece kapsam açısından değerlendirdiğimiz söz konusu kanunun çalışanlar ve sendikalar tarafından karşı çıkılmasının sebeplerinden birinin, tasarıdaki belirsizliklerin çalışan aleyhine düzenlemeler getireceği yönündeki algılar olduğu da dikkate alındığında, çalışanların endişelerinin giderilmesi açısından gerekli düzenlemelerin yapılması iş barışı ve güvenliği açısından da gereklidir.